1. YAZARLAR

  2. Orhan Kaplan

  3. İleri, Verimli, Milli Endüstri (İVME) Paketi ve BTSO
Orhan Kaplan

Orhan Kaplan

İleri, Verimli, Milli Endüstri (İVME) Paketi ve BTSO

A+A-

Kimi Merkez Bankası yetkilileri zamanlama sorunlu olarak tanımlasa da Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın açıkladığı ‘İVME’ (ileri, verimli, milli endüstri) finansman paketi iş dünyasından olumlu tepki aldı.

Bakan Albayrak’ın geçtiğimiz hafta içi ayrıntılarını açıkladığı pakete göre, ay sonuna kadar üç ana faaliyet alanına 30 milyar lira finansman sağlanacak.

Temel makro problemleri çözmekte yardımcı olup-olmayacağı konusunda görüşlerin de ortaya atılarak tartışıldığı paketin doğru ama zamanlamasında sorun olduğuna yönelik görüşlerle birlikte iş dünyasından gelen tepkilerin olumlu olduğunun altını çizmek gerek.

Nitekim Bursa Ticaret ve Sanayi Odası önceki gün gerçekleşen Mayıs ayı Meclis toplantısında konuşan Başkan İbrahim Burkay, İVME Projesi’nden Bursa İş dünyası olarak en yüksek oranda yararlanacaklarına inandığını belirtti.

 

* * *

 

Bakan Berat Albayrak, İVME (İleri, Verimli, Milli Endüstri) adını taşıyan finansman paketini geçtiğimiz Perşembe günü yaptığı sunumla açıklamıştı.

Albayrak’ın bu yıl içinde açıkladığı ikinci paket olan bu programla imalatçı ve dış satımcı şirketlere destek verilmesi amaçlanıyor. Pakete göre hammadde ve ara malı imalatı, makine imalatı ve tarım sektörlerindeki şirketlere yılsonuna kadar kamu bankaları tarafından 30 milyar liralık bir finansman sağlanacak.

Albayrak, “ithalat bağımlılığı yüksek, dış ticaret açığı veren, istihdama katkı veren ve ihracat potansiyeli yüksek” olan sektörlere sağlanacak bu finansman katkısıyla cari açığın düşürülmesinin hedeflendiğini söylüyor.

Albayrak’a göre Türkiye önümüzdeki ay, yani Haziran ayı itibariyle cari fazla vermeye başlayacak.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın en son açıkladığı verilere göre Mart ayında cari açık 589 milyon dolar olmuştu.

12 aylık cari açık ise 12 milyar 829 milyon dolar olarak gerçekleşmişti.

 

* * *

 

Döviz yüksekliği nedeniyle dış alımların kısıtlanarak Türkiye’nin cari açığının azalmasına neden olduğunu da görmek gerekiyor.

Ne ki, asıl olan yüksek döviz fiyatlarından yararlanarak dışa mal satmak değil amaç kuşkusuz.

Dünya küresel krizi yansımalarına koşut kendi iç yapısal sorunlarımızdan da kaynaklı döviz yüksekliği yaşanmaya başlandığında BTSO başkanı İbrahim Burkay’a, dış satımcıların işinin kolaylaştığını söylemiştim.

Başkan Burkay daha başında, asıl olanın istikrar önemli olduğunu ve olaya uzun erimli bakmak gerektiğini söyleyerek döviz yüksekliğine olumlu bakmadıklarının altını çizmişti haklı olarak.

Gerçekten de süreç gösterdi ki, döviz yüksekliği dış alımların azalması nedeniyle cari açık sorununa bir miktar yardımcı olsa da, artan maliyetler nedeniyle yine bunun dış satımcıya yansıdığı görüldü.

Döviz kurlarındaki artış ile birlikte teorik olarak Türk sanayi ürünlerinin dış satımda rekabet gücünün artacağı beklenmektedir.

Ancak dış satımcılar döviz kuru artışları döneminde çoğunlukla döviz cinsinden fiyatlarını aşağı çekerek rekabet güçlerini artırmayı tercih etmektedirler.

Ayrıca alıcılar da TL'deki değer kayıpları dönemlerinde fiyat indirimlerini talep etmektedirler.

Bu nedenle döviz kurlarının arttığı dönemlerde Türkiye'nin sanayi ürünleri dış satım birim fiyatları genellikle gerilemektedir.

Bu da toplam dış satımdaki artışı sınırlamaktadır.

Yani Başkan Burkay’ın da belirttiği gibi döviz kuru artışları dış satım artışında tek başına etkili olmamaktadır.

Bu nedenle dışsatımcılara sürekli artan döviz kurları değil istikrarlı kur ve iş ortamı gerekmektedir.  

 

++++++++++++++++

+++++++++++++++++++++++++++++++++++

 

Bu yazı toplam 256 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.