1. YAZARLAR

  2. Orhan Kaplan

  3. Yerel seçimlere iki türlü model
Orhan Kaplan

Orhan Kaplan

Yerel seçimlere iki türlü model

A+A-

YSK’nın son kararından sonra siyasetin gündemi bu kez İstanbul’da yinelenecek yerel seçimin aynı seçim kurullarıyla yapılmasının doğru olup olmadığına odaklandı.

Yüksek Seçim Kurulu (YSK), sandık kurullarını yasaya aykırı olarak oluşturdukları gerekçesiyle, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma geçiren ilçe seçim kurulu başkanları ve seçim müdürlerinin, yenilenecek seçimlerde de görevlerine devam etmesine karar verdi.

YSK’nın bu kararına AK Parti itiraz etti…

CHP ise, YSK’nın bu kararını seçimlerin yinelenmesine gerek olmadığının kanıtı olarak değerlendirdi.
YSK kararını itiraz üzerine değiştirir mi, değiştirmez mi ayrı konu.

31 Mart yerel seçimlerinin üzerinden iki ayı aşkın bir zaman geçtiğine göre, salt seçim süreci ve sonuçlarıyla değil, artık uygulanması olası seçim modelleriyle ilgili de ayağı yere basan analizler yapma zamanının gelip-gelmediği üzerinde durulması gerektiği açıktır.

* * *

Bilindiği üzere 31 Mart seçimlerinde AKParti oy oranını önceki yerel seçime göre artırdı ve bu anlamda konumunu bir nebze daha güçlendirdi.

Ne ki, taşranın aksine, büyükşehirlerde Cumhur İttifakı ile Millet İttifakıpartileri arasındaki makasın daraldığı da gözden kaçmadı.

Millet İttifakı tartışmalı İstanbul seçimleri dışında Ankara, İzmir, Antalya gibi büyük kentleri aldı.
Bu kuşkusuz yeni seçim sisteminin getirdiği zorunlu ‘ittifaklar’ nedeniyle oldu.

Belediye başkanlıkları bu ittifaklar nedeniyle yüzde 50’ye yakın yahut üzerinde alınan oylarla gerçekleşti.
İttifakların yaşanmadığı kimi pek çok kentte de yüzde 27-30 gibi oylarla da belediye başkanlıkları kazanıldı.
Tüm seçim sürecinde alınan sonuçlar ve yaşananlar Türkiye’nin yerel seçim sisteminin ne derece adil olduğu yönünde güçlü soru işaretlerini beraberinde getirdi.

Zira tek turlu seçimdeen fazla oyu alan adayın seçimi kazanmasına dayanan bir işleyişin halkın eğilim ve tercihlerini yansıtmakta başarısız kaldığı gerçeği belki de en net bu seçimlerden sonra ortaya çıktı.
Kuşkusuz geçmiş seçimlerde de benzer sonuçlara sıkça rastlandı.

Aslında ülkemiz kamuoyunun seçim sisteminderevizyon fikirlerine ve arayışlarına çok uzak olduğu söylenemez.
Ancak bu tartışmaların şimdiye kadar hep genel seçim odaklı yapıldığı ve yerel seçim sistemleri konusunun üzerinde hakkıyla durulmadığı da açıktır.

Düşünün, bir kenti yüzde 29 oy alan bir parti yönetebilmekte…
Yüzde 71’in içinde olmadığı bir yapı…

Böyle bir sistemdeseçim modelleri üzerindeki tartışmaların önümüzdeki dönemde daha da hız kazanacağını öngörmek hiç de zor olmasa gerek.

Ve bununla birlikte belediyelerin halkın devletle doğrudan ilişki kurabileceği ve taleplerini, eğilimlerini en kolay biçimde yansıtabileceği kurumlar oldukları ya da olmaları gerektiği gerçeği göz önüne alındığında, yerel seçimlerin öneminin de yadsınamayacak kadar büyük olduğunu unutmamak gerekiyor.

* * *

Oysa yerel seçimler öncesi aynen başkanlık seçiminde olduğu gibi iki turlu bir seçim düzenlemesi yapılabilirdi.
AK Parti ve MHP’nin bu konuda yeterli meclis çoğunluğu bulunmaktaydı değişim için.
Ama bu es geçildi…

Şimdi önümüze bakmak gerekiyor.

Bu bağlamda gelecek yerel seçimler için yeni bir düzenleme getirilmesinin kaçınılmazlığı açıktır.
Yinelenecek İstanbul seçimine de sanki ‘İki dereceli seçimin’ikinci turu olarak bakmak yanlış olmaz.

+++++++++++++++++++++
++++++++++++++++++++++++++++++++

 

Bu yazı toplam 153 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.